GİRESUN/DOĞANKENT/ŞADI KÖYÜ



Corner left
Corner right

Teknoloji ve Biz

Okunma Sayısı:10089


YAZARLAR - Bülent GÜVENDİ
Eklenme Tarihi:2011-11-29 11:53:17


Bülent GÜVENDİ

Teknolojik gelişim hayatın bir çok alanında kolaylıkları ve yenilikleri getiriyor. Bir yerden başka bir yere gitmenin kolaylaşması, uzakların yakına geliyor olması, her gün yeni marka ve model ürünlerin çıkması ne kadar büyüleyici ne kadar aklın sınırlarını zorlayan gelişmeler değil mi?

Teknolojinin getirisi olarak,  akşam eve geliyoruz, sabahtan akşama kadar çalışmışız, yorgunuz, çocuklar okuldan geliyor, çocukların ödevleri (bazen çocuklara onların seviyesine inip anlatmak bana zor geliyor), kaçırılmaması gereken çok önemli dizi filmler!, vs.  Yani çok yorucu bir hayat. Ama bir şeyler de eksik galiba!

Bunca yapılanlardan sonra eksik olan ne acaba? Asistanlık yıllarım da bazen yemek yemeyi unuturdum iş yoğunluğundan. (Olur mu demeyin, olur, olur. Genel cerrahi asistanlığı çok zordur. Yemek yemezsin ama, hastaları görünce onların derdi sana açlığı unutturur). Yok , yemek yememek değil eksik olan.

Ne olabilir acaba? Galiba biraz diyalog eksikliğimiz var. Eve gelince eşimizle olan diyaloğumuz, çocuğumuzun bizden beklediği ilgi ve şefkat. TV izlemekten daha önemli sanırım.

Apartmanımızdaki komşuların bir kısmını tanımıyorum. Komşularım mı hatalı acaba? Pek sanmam. Başkalarında hata arayarak bir arpa boyu yol alınacağına da inanmıyorum.

Kendimize pek zaman ayırmıyoruz galiba! Spor yapabiliriz, daha çok kitap okuyabiliriz, komşularımızla ilişkilerimizi daha canlı tutup dertlerini paylaşabiliriz, yani daha sosyal olabiliriz değil mi?

Tarihimize bakacak olursak (öncelikle yakın tarihimize), ot göçü şenlikleri, köyümüzün paha biçilmez düğün şenlikleri, imece usulü ot kazmalar, sık almalar, yöresel sanatçılarımız Nurettin ağabey gibi (Allah Rahmet eylesin)...dinlemekten büyük haz alırdım. Psikoterapi gibi değil mi? Sitemizden zaman zaman okuyup ta hayıflanıyorum. Ne güzel günlermiş diye.

Çağımızın en önemli hastalıklarından biri, bana göre stres,ruhsal bunalımlar, sıkıntı, kaygı.  Bu hastalıklar için psikoloğa gidiliyor. Oysa daha önce psikologlarımız komşularımızdı.  Köyde her akşam bir ev de toplanılır, kemençe çalınır, türkü söylenir, sohbet edilirdi. Eve dönüldüğünde; ne sıkıntı kalırdı, ne stres, ne kaygı ne de yorgunluk. Keşke şimdi de aynı olsa. Yaz tatilinde daha çok köye gidebilsek, geleneklerimize daha çok sahip çıkabilsek, daha çok toprakla uğraşsak da apartman yaşamından uzaklaşabilsek.  Zor , değil mi?

Teknolojik gelişimin insanlar arasındaki birlik, beraberlik ve samimiyet duygularını azaltmasına müsaade etmeyelim.  Daha çok çevremizden haberdar olalım, daha çok geleneklerimize sahip çıkmaya çalışalım. Uzaklardaki yakınlarımızı, eski arkadaşlarımızı arayalım. Böylece belki stres, kaygı, sıkıntı bize biraz daha geç uğrar...Sağlıcakla kalın....  

03.12.2011  GİRESUN

Eklenme Tarihi: 29-11-2011

Bu sitede yayınlanan yazıların tümünün yayın hakkı www.sadikoyu.com'a aittir.

Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

HENÜZ YAPILMIŞ YORUM YOK

 

                                                             YORUM EKLE

MESAJINIZ(Max 3000 karekter)



  




      REKLAM

www.guvendigayrimenkul.com
0 532 255 67 15


Editör
Ekrem Ünlü
Sinan GÜVENDİ
Abdullah Öner MERAL
Çakır AYŞA
Emine GÜVENDİ TEKİN
Yakup PİR

TÜM YAZARLARI GÖR




proje3

      ŞADI MENÜ



         ZİYARETÇİLER

Aktif Ziyaretçi 4
Dün Tekil 490
Bugün Tekil 495
Toplam Tekil 1182330