GİRESUN/DOĞANKENT/ŞADI KÖYÜ



Corner left
Corner right

Şadı Yolu Hikayesi

Okunma Sayısı:1637


YAZARLAR - Editör
Eklenme Tarihi:2017-04-12 10:43:17


Editör

Kendimi bildim bileli Şadı köyünün ve Harşıt vadisinin yol sorunu konuşuluyor. Son yıllarda ülkemiz bütçesinin önemli bir bölümü karayollarına harcandı, büyük bir mesafe de kat edildi aslında ama gel gör ki, yine Harşıt’a bir şey düşmedi. Şadı yolu ise ortada. 1970 de yol konuşuyorduk, Yıl 2017 oldu ve biz hala yol konuşuyoruz.

1970 li yıllarda yol için en çok mücadele veren derindere mahallesiydi çünkü dere yoluna en uzak olan onlardı. O yıllarda il özel idareler köylere yol yapacak kadar güçlü değillerdi, bu yüzden köylere daha çok orman işleme amaçlı yol yapılıyordu. Köy ihtiyar heyetinin ısrarlı mücadelesine rağmen köye gelen uzmanlar, ormanın yeterli olmadığını, dağda ormandan çok çileklik olduğunu söyleyince derindereliler kendi yollarını kendileri yapmaya karar verdiler ve bu konuda iyi de mesafe aldılar. Eğer Kabaklının kömü yanından dereye iniş sorunu çözülseydi, derindereli bu yolu kendileri yapacaktı. Ancak en önemli sorun yine plansızlıktı.

Derindereden İsmail gilin evi altına gelen ve oradan viraj alarak kızlar harmanı altına inen ve oradan tekrar viraj alıp kabaklının kömü yanına inen yol bir türlü dereye bağlanamıyordu.

Diğer alternatif ise yine kızlar harmanı altından hiç viraj almadan sulu arımdan Akif gil yanına varıyordu ve oradan deregözüne kadar virajsız gidiyordu, hatta o zamanlar Akif oğlu muhtar olduğu için yolu kapısına getirecek dediler ama sulu arımın altının da üstünün de kayalık olduğunu, sadece ortadan geçiş olduğundan yolun Akifgil yanına çıkmak zorunda olduğunu düşünen yoktu. Yani kabaklının kömü yanından derindere gözüne kadar virajsız gidilebiliyordu. Fakat yine dereye bağlanamıyordu.

“Olsun dedi derindereliler, “Biz kabaklının kömü yanına indirelim, devlet gerisini yapar”. Babam rahmetli Hacı Mehmet Güvendi’nin planı ise kabaklının kömü yanından köse deresindeki çağlayanın dibine geçmek ve oradan kayanın ortasını yükselterek (dolgu ya da köprü) %12 eğimle Nuri bey deki rampanın başına inmekti ama burada yine devlete ihtiyaç vardı.

Hacı Mehmet Güvendi’nin asıl planı, Ortaköy ve pirişıh mahalleleriyle birlikte hareket etmek ve yolu derindereden köse deresi, şadı mezarlığı istikametiyle tıkıl büküne indirmekti fakat kimseye laf anlatamıyor, yol çalışmasına gitmediği için derinderelilerle sıkça çatışıyordu. Babam “ya benim dediğim olur ya da ben gelmem” diyordu. Günlerden bir gün “tamam senin dediğin olsun” dediler ve rahmetli kızlar harmanından kabaklı kömüne kadar uzun güzergahı planladı. Sonra kestane direğinden biçtiği tahtanın üst kısmını delerek oradan aşağıya derece verdi, sonra bir ip alarak kısa mesafede eğim %12 yi geçmeyecek şekilde ölçüp işaretlemeye başladı (çünkü o yıllarda teknoloji bu kadar gelişmemişti %12 de bile kamyonlar su kaynatıyordu). Yol kızlar harmanından ismailgilin evi altına vardı, oradan dönüp kireçli altındaki kayanın önüne yapıldı indi, ta ki kireçli altına 200 metre kala diğer mühendisler Hacı Mehmet’e “yolu kireçli altına kadar uzatmaya gerek yok, kestirmeden Karaçoban istikametine dönelim” dediler. Hacı Mehmet bu şekilde %12 yi tutturamadığını söylediyse de anlatamadı ve ölçü aletlerini Karaçoban deresine fırlatarak eve gitti. Yol da orada kaldı.

Bu kazma kürek ile yol yapma macerasından sonra daha profesyonel hareket etmeye karar veren köy ihtiyar heyeti Ankara seyahatlerini sıklaştırmaya başladı. Yanlış hatırlamıyorsam Samsunlu ya da Samsun’dan gelen bir mühendis (yanılıyorsam yaşı müsait olanlar düzeltsin) gelip keşif yaptı. Mühendis de kabaklı kömü ile dere yol arasını bir türlü çözemedi. Ve uzun uğraşıdan sonra o da tıkılbüküne döndü. Tıkıl bükünde ise iki güzergah öne çıktı.

1-Yol kahvelerin yanından kalkıp şadı deresindeki çağlayanın başına geçecek, oradan hiç virajsız derindereye kadar gidecekti.

2-Yol tıkılbükündeki çağlayanın altından kalkacak, eski kahvelerin üstünden viraj alıp tekrar şadı deresine geçecek ve oradan tekrar viraj alıp derindereye kadar gidecekti.

Bunların ikisi de olmadı, köye yol başladığında ben dışarıda idim. Zaten plansız proğramsız ilerlediğini herkes biliyor. Yol yapılırken bile bir takım insanların “benim değerli arazimden geçmesin” ısrarı yüzünden insanımız çokca çile çekti ve bazıları hala da çekiyorlar.

Diğer yandan yakın zamanda köy içinde yapılan yollar da gelişigüzel yapıldı, Yine akrabalarımızın “değerli arazilerini” korumak için tehlikeli güzergahlar seçildi. Bu durum köydeki yapılaşmaya ciddi şekilde sekte vurdu.  

Karadeniz insanı dağınık ve başına buyruk yaşadığından, toplumsal kültür ve paylaşım duygusu zayıftır. Toprak az olduğu için de, mülkiyet duygusu had safhadadır. Bu yüzden ancak düğün ve cenazede bir araya gelebilirler, düğün ve cenaze dışında iki kişinin anlaşması zordur. Çünkü herkes her konuda uzmandır yani her şeyi bilir.

Yukarıda yazdıklarımın en az %70 ini rahmetli babam Hacı Mehmet’ten öğrendim. Babamla sıkça vakit geçirdiğimden, demek ki hafıza her şeyi kaydetmiş. Mesela derinderedeki caminin yeri değiştirilirken, Hacı Mehmet yine caminin de okulun da dinlenmeç dediğimiz zemini kayalık olan yere (biraz da ortaköyü düşünerek) yapılmasında ısrar etti. Rahmetli Hacı Osman emimle gidip yer belirlediler ve oranın ağaçlarını temizlediler. Rahmetli “hendek önü alüvyondur, oraya bina yapılmaz, yapılsa da yıkılır” dediyse de dinletemedi. Ve o camiye de gitmedi, Cuma günleri ya suna kıranına, ya Törnüğe ya da Harşıt’a giderdi. Babam alüvyon derken ben bir toprak çeşidi anlardım, hendekönü dediğimiz düzlüğün yukardan kopup geldiğini sonradan anladım.

Uzun lafın kısası Şadı yolu 3 şekilde çözülür.

1-Biri tıkılbükünden başlayıp, şadı mezarlığından köse deresine bağlanır ve ara bağlantılarla köyün tamamına hitap eder.

2-Kanyaştan bağlanır. Eğer sadece kaynaş olursa bu Derindereye hitap etmez. Bu durumda Derindereli üçüncü güzergahı arar.

3-Hem Kanyaş, hem de derindere yolu olur, yani yar dibi tünel veya köprü ile geçilir ve güzergah karaçobana döner ama bu şekilde mahalleler fiili olarak birbirinden uzaklaşır.

Yeni yapılacak tıkılbükü yolunda toprağın yarılmasından ziyade özellikle çukur yerlerde duvar desteğine ağırlık verilmelidir. Yoksa siz kazdıkça yukarısı gelir ve tekrar başa döneriz. Yeni yapılacak yolda ikinci bir yar dibi vakası olmaması gerekir, çünkü bizim coğrafyamız çok zor ve bunu bilerek adım atmak lazım.


Bir diğer konu yerleşim sorunudur. Maalesef köyümüzün coğrafi yapısı Törnük gibi değil. Ev yapacak yerimiz yok. Yol güzergahları da düzgün belirlenmediği için riskli yapılaşma devam ediyor. Halbu ki yapılaşmayı köyün daha üst kesimlerindeki düzlüklere çekmemiz gerekirdi, şimdi ise yol ile yerleşimi birlikte düşünmekte fayda var. Böyle düşündüğümüzde Ören ve Derinderedeki Çayır mevkileri yerleşim için en uygun yerlerdir.

Bilmemiz gerekir ki, dışarıdaki insanlarımız gelip tekrar köyde yaşamayacaklar çünkü bizim köy sahile yakın değil. Zaman geçtikçe köy daha fazla yazlık statüsü kazanacak. Çözüm şu anki 50 yaş kuşağındadır, 50 yaş sonrasının aidiyeti gittikçe azalmaktadır. Defalarca yazdık bu köy fındık amaçlı değil, hayvancılık amaçlı kurulmuştur, hayvancılık bitince geriye sadece turizm kalıyor. En az 800 yıllık geçmişi olan bu ata yurdunu yaşatmak için, yeni kuşaklara cazip yaşam alanları oluşturmak gerekir. Bunun yolu da Ören’e ve derindere çayırına çıkmaktadır.

Aynı sorun Kanyaşta ve Doymuşta da vardır.


 

Şimdiye kadar bu konuyu sadikoyu.com da birkaç kez yazdık, bir araya gelerek karar almanın çok zor olduğunu biliyorum ama en azından tarihe not düşelim.

Sevgiyle kalın

Sinan Güvendi 

Nisan 2017 İZMİR




Eklenme Tarihi: 12-04-2017

Bu sitede yayınlanan yazıların tümünün yayın hakkı www.sadikoyu.com'a aittir.

Yazarın diğer yazılarını görmek için seçin.

HENÜZ YAPILMIŞ YORUM YOK

 

                                                             YORUM EKLE

MESAJINIZ(Max 3000 karekter)



  



Editör
Sinan GÜVENDİ
Çakır AYŞA
Abdullah Öner MERAL
Emine GÜVENDİ TEKİN
Mustafa GÜVENDİ
Yakup PİR
Mehmet Güvendi

TÜM YAZARLARI GÖR



      REKLAM

www.guvendigayrimenkul.com

          0 532 255 67 15                                



proje3 

         ZİYARETÇİLER

Aktif Ziyaretçi 2
Dün Tekil 384
Bugün Tekil 9
Toplam Tekil 971363